21 Ekim 2009 Çarşamba

Zilkif ve arkadaşları

İki Dil Bir Bavul (Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan, 2009)

Siyasetin gündemini belirleyen, can alan, can yakan, giderek karmaşıklaşan, tartışıldıkça içinden çıkılmaz boyutlara varan hayatî meseleleri bir anda bütün açıklığıyla kavrayabilmemiz için ne gerekirdi? Belki bir çocukluk terazimiz olsaydı... Henüz okuma-yazmayı öğrenmemiş, sistemin sözcüklerini, ilkelerini, antlarını, marşlarını ezberlememiş, zihinleri bulandırılmamış çocukluğun terazisi.

Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın İki Dil Bir Bavul adlı uzun metrajlı belgeseli, bize çok iyi bildiğimizi sandığımız konulara aslında ne kadar uzak olduğumuzu göstermekle kalmıyor, çocukluğun uzaktaki yoksul köyünden ayna da tutuyor. Zamana başkaldıran bu parlak aynada, hecelemeye başlayan çocukların boyuna erişiyoruz, sorduğumuz sorulara birdenbire en yalın, en masum, en dolaysız yanıtları almayı başarıyoruz. Ayna, çocukluğun sezgilerini, şaşkınlığını, umarsızlığını, gözüpekliğini, iyiliğini ve kötülüğünü, zekâsını ve enerjisini, şefkatini, kızgınlığını, yeni bilenmeye başlayan tepkisini, uyanışının şaşkınlığını da içinde taşıyan cüretini açıkça yansıtıyor.

Pelin Özer, Zamana başkaldıran aynada çocukların boyuna erişmek”, Express 99 (Ekim-Kasım 2009), s. 46-47.

Filmin derdini herhalde ancak bir şair bu kadar güzel ifade edebilirdi. Yazının devamı ve İrfan Aktan'la birlikte yaptığımız Özgür Doğan söyleşisi için Express'in Ekim-Kasım sayısına bakabilirsiniz.

29.10.2009: Filmler ilgili iki güncel yorum: Biri Fatih Özgüven'den... Mesut Yeğen ise filmi toplumsal ve tarihsel bir çerçeveden değerlendiriyor.

9.10.2009: Mahmut Mutman, "Çocukların dili ya da ırkçılık nedir?"

1 yorum:

adsoy dedi ki...

haklısınız ısrarlı olunmalı izlemede...