4 Mart 2009 Çarşamba

kırık bir aşk hikayesi


Aysel kilisenin içinde hüzünlü ve kırık bir biçimde durmaktadır. Dalgın, umutsuz...  Sütunlardan birine yaslanır. Arkasında tahrip edilmiş freskler... Kilisenin dışından ayak sesleri duyulur.                   

Aysel yavaşça başını kaldırarak kapıya doğru hakar. Fuat içeriye girer, çöküktür. Ağır adımlarla yaklaşır. Karşılıklı kalakalırlar. Yakın plan yüzlerini görürüz. Fuat'ın dudakları titremektedir; konuşmak istercesi­ne... Aysel'in yüzünden sevecenlik okunur şimdi. Fu­at'a yaklaşır.


AYSEL: Hiçbir şey söyleme... Çok güzel ve çok acıydı; hepsi.

Fuat yanıtlayamaz. Aysel bulunduğu yerden yavaşça ayrılır. Fuat'a son hir kez bakar.

AYSEL: Allahaısmarladık.







Fuat kalakalır. Aysel'i izler bakışıyla. Gitgide uzaklaşır genç kadın: kilisenin kapısından silik bir hayal gibi çıkar. Fuat başını fresklerden yana çevirir.

Aysel, deniz kıyısında günbatımına karşı yürür: sade­ce sırttan görürüz.

Fuat kilisenin ortasında tek başınadır. Kasabaya hep yağmurlar yağar...

Fuat, günbatımına karşı kumsalda yürür: yüzü görün­tüyü doldurur, sonra akşam güneşi kalır...

***

Fuat mola yerinin önünden yeni model, lüks otomo­bilini durdurarak iner. Şakaklarına kır düşmüştür. İçe­riye doğru yönelir. Kapıyı açar; eşikte bir an çevre­sine bakınır. Aynı anda, bir masada oturan Aysel'le birbirlerini fark ederler. Fuat durakalır. Aysel ağır ağır ayağa kalkar. Fuat yürür. Aysel ayakta kıpırdamadan bekler. Fuat yanına gelir. Aysel hâlâ kaskatıdır. Öy­lece, alabildiğine kırık birbirlerine bakarlar. Aysel yavaşça oturur. Fuat karşısına geçer. Uzunca bir süre susarlar. Aysel gülümsemeye çabalar.


AYSEL: Sakalını kesmişsin.

Fuat acıyla gülümser.

FUAT: On yıl oldu. (Gülümsemeye çabalayarak, bıyıkla­rını işaret eder.) Beş altı senedir bıyık bırakıyorum. Aysel buruk gülümser. Yeniden sessizlik. Aysel bakış­larını kaçırır. Fuat ona bakmaya devam eder.

FUAT: Hiç değişmemişsin.

Aysel saçlarına götürür elini.

AYSEL: Saçlarımı boyuyorum.


Fuat sözü değiştirmek ister sanki.

FUAT: Nereye gidiyorsun?

AYSEL:  Muğla'ya... Tayinim çıktı.   (Önündeki boş çay fincanının kenarlarıyla oynar.) Oradan da emekli olurum herhalde.

Fuat gözlerini kaçırır.

FUAT: Beni hiç hatırladın mı?

Aysel başını kaldırır. Fuat alabildiğine yalnızdır şimdi..

FUAT: Ben seni hiç unutmadım.

Aysel bir şey diyemez. Göz göze gelirler. .

FUAT: Mutluluk yanımızdan gelip geçti.


Anons işitilir.

BİR ERKEK SESİ: İstanbul'dan Muğla'ya gitmekte olan 34 PN 622 plakalı otobüs yolcuları; otobüsümüz ha­reket etmek üzeredir. Lütfen yerlerinizi alınız...

Öylece umutsuz birbirlerine bakar. Aysel çantasını ala­rak ayağa kalkar. Fuat da izler onu.

Kırık Bir Aşk Hikayesi (Ömer Kavur, 1981), Senaryo: Selim İleri.

***

Bu güzel filmi yeniden anmama aracı olan ve beni senaryo kitabından haberdar eden Gökhan Erkılıç'a, kitabı kolaylıkla bulmamı sağlayan Ahmet Yüksel'e teşekkür ederim.


2 yorum:

adsoy dedi ki...

selim ileri keşke bir aşk filmi senaryosu daha yazsa.

Ahmet Gürata dedi ki...

Bir diğer keşke olsa: Ömer Kavur'un bütün filmlerinin DVD'si.